Temajet © 2021. Tüm hakları saklıdır.

Sokak Haber

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Güncel
  4. »
  5. Erdoğan’ın çağrısına rağmen, 4 yılda 52 bin kişi hakaret ve bütünlük suçundan yargılandı

Erdoğan’ın çağrısına rağmen, 4 yılda 52 bin kişi hakaret ve bütünlük suçundan yargılandı

admin admin - - 3 dk okuma süresi
5 0

Adalet Bakanlığı verilerine göre, son yıllarda Türkiye’de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılanan kişi sayısında dikkat çekici bir artış yaşanmaktadır. Özellikle 2019-2022 döneminde bu suçlamalarla karşı karşıya kalan on binlerce kişi, hukuki süreçlerle yüzleşmek zorunda kalmıştır.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Hiç çekinmeyin yüzümüze hakikatleri haykırın” çağrısına rağmen, ifade özgürlüğü kapsamında yapılan eleştiriler göz ardı edilmiş ve suçlamalar devam etmiştir. Adalet Bakanlığı verileri, 2019 yılında 13 bin 731 kişinin hakaret suçlamasıyla yargılandığını gösterirken, bu sayı 2020-2022 döneminde artış göstermiştir.

Özellikle 2022 yılında yaşanan artışla birlikte, hakaret suçlamalarıyla mahkemeye taşınan dosya sayısında belirgin bir artış yaşanmıştır. TCK’nin 299 ve 301’inci maddeleri kapsamında açılan dosya sayısı 2022 yılında 7 bin 600 olarak kaydedilmiştir. Bu dosyalarda yer alan sanık sayısı ise 7 bin 712 olarak belirlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun 299’uncu ve 301’inci maddeleri, ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenen bu maddeler, muhalefeti cezalandırma aracına dönüşmüş ve hukuki süreçlerde sıkça kullanılmıştır.

Hakaret suçlamalarıyla karşı karşıya kalan kişilere yönelik cezalar da net bir şekilde belirlenmiştir. Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanan kişiler, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Ayrıca suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılmaktadır.

Sonuç olarak, Türkiye’de hakaret suçlamalarıyla yargılanan kişi sayısındaki artış, ifade özgürlüğü konusundaki endişeleri de beraberinde getirmektedir. Adalet sistemindeki bu durumun yakından takip edilmesi ve hukuki süreçlerin adil bir şekilde yürütülmesi önem arz etmektedir. Bu süreçte, yasal düzenlemelerin ifade özgürlüğünü koruyacak şekilde revize edilmesi gerekliliği de göz önünde bulundurulmalıdır.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın