Eski Bordo Bereli Subayın Şüpheli Ölümü Gündemi Sarstı Eski bordo bereli subay ve MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü, yürekleri burkan bir olay olarak gündeme oturdu. Bosna-Hersek ve Afganistan gibi zorlu coğrafyalarda görev yapmış olan Kozinoğlu, Türkiye’ye döndükten sonra 2011 yılında tutuklanmıştı. Cezaevinde geçirdiği zor günlerin ardından, 12 Kasım 2011’de spor yaptığı sırada kalp krizi geçirerek…
Table of Contents
ToggleEski bordo bereli subay ve MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü, yürekleri burkan bir olay olarak gündeme oturdu. Bosna-Hersek ve Afganistan gibi zorlu coğrafyalarda görev yapmış olan Kozinoğlu, Türkiye’ye döndükten sonra 2011 yılında tutuklanmıştı. Cezaevinde geçirdiği zor günlerin ardından, 12 Kasım 2011’de spor yaptığı sırada kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Ölüm tarihi, mahkemeye çıkmasına 13 gün kala gerçekleşmesiyle dikkat çekti.
Kozinoğlu ailesi, spora olan tutkusuyla bilinen bir bireyin beklenmedik ölümü üzerine “ölümü normal değil, araştırılsın” şeklinde bir açıklama yaptı. Aile, iddialar üzerine açılan soruşturmanın bir yıl sonra kapandığına da dikkat çekti. Ancak gelişmeler, Kozinoğlu’nun ölümünün yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Aile, adalet arayışlarından vazgeçmedi ve sürecin daha derinlemesine araştırılmasını talep etti.
İddialara göre, Kozinoğlu kalp krizi geçirdiği esnada yardım çağrısı yaptı ancak cezaevi gardiyanı Ferhat Veysi Gül, bu sesin duyulmasını engellemek için radyonun sesini açtı. Gül’ün daha sonra FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz sonrası yurtdışına kaçtığı ortaya çıktı. Bu tür iddialar, Kozinoğlu’nun FETÖ ile ilgili önemli bilgilere sahip olduğunu düşündüren unsurların varlığıyla birleştirilince, ölümünün ardında başka sebepler olabileceği ihtimali ortaya çıktı. Birçok kişi, Kozinoğlu’nun zehirlenmiş olabileceğini öne sürdü.
Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüyle ilgili ilk operasyon 7 Eylül’de gerçekleştirildi. Cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İlk operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden biri, o dönemde jandarma er olarak görev yapıyordu ve tutuklandı. 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı alındı.
10 Eylül’deki ikinci dalga operasyonda, biri kameraman, biri muhabir ve sağlık çalışanlarının bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alındı. Aralarında gazeteci Selahattin Günday’ın da bulunduğu üç kişi tutuklandı. Üçüncü dalga operasyonda ise eski savcılar Ali İşgören ve Necip Doğan hakkında tutuklama kararı çıkarıldı; emekli asker Hasan Atilla Uğur ile Hasan Ataman Yıldırım için ev hapsi kararı verildi.
Dördüncü dalgada gözaltına alınan eski gazeteci Osman Arslan ile ifadeye çağrılan Enver Altaylı tutuklandı. Kurtlar Vadisi senaryosuna dâhil olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek’in de tutuklanması, soruşturmanın ciddiyetini artırdı. Bu gelişmelerle birlikte, tutuklu sayısı sekize yükseldi ve soruşturma derinlemesine incelenmeye devam ediyor.
Kozinoğlu’nun şüpheli ölümü, hem ailesi hem de kamuoyu tarafından adalet arayışının yoğunlaşmasına neden oldu. Ülkemizde, benzer olayların arka planında yatan gerçekler sıklıkla sorgulanırken, Kozinoğlu’nun yaşamı ve ölümü de bu süreçte önemli bir tartışma konusu haline geldi. Soruşturma süreci, Kozinoğlu’nun adını unutulmaz bir hale getirirken, aynı zamanda geçmişin karanlık noktalarına ışık tutma potansiyeline sahip.