Adli Yıl Başlıyor: 2026-2027 Süreci Başladı Bugün, 2026-2027 adli yılı resmen açıldı ve Türkiye’nin yargı sistemi için önemli bir dönüm noktası oldu. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği’nin yayımladığı genelge ile 20 Temmuz’da başlayan adli tatil sona erdi. Tatil süresince, adliyelerde sadece nöbetçi mahkemeler görev yaptı ve acil durumlar ile tutukluluğu süren davalarla ilgilenildi. Bu…
Table of Contents
ToggleBugün, 2026-2027 adli yılı resmen açıldı ve Türkiye’nin yargı sistemi için önemli bir dönüm noktası oldu. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği’nin yayımladığı genelge ile 20 Temmuz’da başlayan adli tatil sona erdi. Tatil süresince, adliyelerde sadece nöbetçi mahkemeler görev yaptı ve acil durumlar ile tutukluluğu süren davalarla ilgilenildi. Bu süreçte Yargıtay ve Danıştay da nöbetçi heyetler ile çalışarak adaletin aksamadan işlemesi için çaba sarf etti. Anayasa Mahkemesi ise adli tatil uygulamasına dahil edilmedi.
Yeni adli yılın açılışı, Yargıtay’daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu’nda düzenlenen bir törenle gerçekleştirilecek. Törende Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan gibi önemli isimler bir araya gelerek adalet sisteminin geleceği hakkında görüşlerini paylaşacak. Bu etkinlik, hukuk camiasının bir araya geldiği ve adaletin öneminin vurgulandığı bir platform olacak.
2026-2027 adli yılıyla birlikte, kamuoyunun yakından takip ettiği birçok dava da devam edecek. Özellikle, medya gündeminden düşmeyen davaların seyri merakla bekleniyor.
3 Eylül’de başlayan Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin davada, istinaf mahkemesinin bozma kararı sonrası 76 sanığın yargılanmasına devam edilecek. Bu dava, suç örgütleriyle mücadelenin ne denli önemli olduğunun bir örneği olarak dikkat çekiyor.
17 Eylül’de Fetullahçı Terör Örgütü’ne finansman sağlama gerekçesiyle kayyum atanan Maydonoz Döner işletmelerinin Ankara yapılanması ile ilgili 9 sanığın yargılaması yapılacak. Bu dava, özellikle ekonomik suçlar ve terörle mücadele açısından önem taşıyor.
22 Eylül’de, “Aleyna Çakır” olarak bilinen Sema Esen’in ölümüne ilişkin sanık Ümitcan Uygun’un yargılanması gerçekleştirilecek. Uygun’un “intihara teşvik etme” ve “eziyet etme” suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu bu dava, toplumda büyük bir infiale yol açmıştı.
14 Ekim’de, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun 2002 yılında öldürülmesine ilişkin 10 sanığın duruşması yapılacak. Bu davanın çözülmesi, kamuoyunda uzun zamandır beklenen bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Yeni adli yıl ile birlikte, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın birçok soruşturması da hız kazanacak. Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de bulunduğu şüpheliler hakkında başlatılan “rüşvet” soruşturmasında 27 kişi tutuklanmıştı. Ayrıca, dönemin Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşmesiyle ilgili soruşturma da ilerliyor. Bu davada 19 zanlı, tutuklamalarla karşı karşıya kalmıştı.
Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen “yolsuzluk” soruşturmasında ise 40’ı tutuklu 55 şüpheli hakkında işlem yapılıyor. Bu tür davalar, yargı sisteminin şeffaflığı ve adaletin sağlanması açısından büyük önem taşıyor.
Adli yılın başlamasıyla birlikte, yeni nesil suç örgütlerine yönelik çok sayıda soruşturmanın da gündeme geleceği öngörülüyor. Özellikle, Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması kapsamında adli işlem başlatılan 124 kişiden 81’inin tutuklu olması, devlete karşı işlenen suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdüğünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında başlatılan tahkikat ise yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarını içeriyor.
2026-2027 adli yılı, yargı sistemimizdeki pek çok önemli gelişmeye ve davaya ev sahipliği yapması beklenen bir dönem olarak karşımıza çıkıyor. Kamuoyunun dikkatle takip ettiği davalar, adaletin ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.