Ocak sonu ve şubat ayında enflasyonu yükselten sebepler geride kalacak

Ocak sonu ve şubat ayında enflasyonu yükselten sebepler geride kalacak

07/12/2022 Kapalı Yazar: sevi



T24 Haber Merkezi

Türkiye Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, önümüzdeki ocak ve şubat aylarını işaret ederek enflasyonu yükselten sebeplerin geride kalacağını söyledi. Kavcıoğlu, “Faiz indirimiyle birlikte kur ve faiz oranlarında bir denge oturdu. Bunun altyapısını da oluşturduk, böyle gideceğini söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı. 

Kavcıoğlu, “Döviz kuru spekülasyonlarıyla oluşan bu çarpık yapıyı liralaşma stratejisiyle sona erdiriyoruz. Güçlü bir yapı kuruyoruz. Dolayısıyla Türkiye’de döviz kuruna bağlı olarak oluşacak spekülatif yapıları inşallah sona erdiriyoruz.” dedi. 

TRT Haber’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kavcıoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle: 

Enflasyon açıklaması

Zor bir dönemi geride bıraktık. Bu süreç içerisinde enflasyon gerilemeye başladı, bu gerileme sadece uzun süredir kullandığımız baz etkisinden değil, aldığımız tedbirler, uyguladığımız politikaların etkisiyle de baz etkisi dışında da enflasyondaki gerilemeyi hep beraber göreceğiz. Bizim bu süreç içerisinde uyguladığımız politikalarda Merkez Bankasının, uluslararası kuruluşların da bu süreçte özellikle üzerinde durduğu bizim Bütünleşik Politika Çerçevemiz bu noktaya ve bu noktadan sonra da dediğimiz oranlara ve sürdürülebilir kalıcı fiyat istikrarını sağlayacağımız noktaya götüren bir politika çerçevesi oluşturduk.

Liralaşma stratejisi dediğimiz bu Bütünleşik Politika Çerçevemiz içerisinde uyguladığımız faiz, makro ihtiyati tedbirler, kur politikası, likidite ve rezerv politikası özellikle son dönemde… Bunların hepsi bu Bütünleşik Politika Çerçevesi içerisinde uyguladığımız politikalar ve enflasyonun da bundan sonraki dönemde gerilemesinde önemli bir ivme sağlayacak.

Enflasyon bu sene tarihsel ortalamaya baktığımız zaman bu oranların çok çok altında. Aralık ayında 1 ile 0-80 arası bir tarihsel ortalamamız var.

‘Baz etkisi’ sorusuna yanıt 

Kavcıoğlu, enflasyonun azalmasında baz etkisinin etkisiyle ilgili, “Baz etkisinin çok büyük etkisi var tabii. Biliyorsunuz geçen seneki spekülatif kur ataklarından sonra özellikle kur ataklarından sonra fiyatlarda bir maliyet oluştu. Kasım ayında nispeten ama aralık ayında 13,5’lere varan, ocak ayında 11,8’e varan ve devamında yine mayıs ayına kadar kurun ve şubattan sonra da savaşın etkisiyle oluşan bir yüksek enflasyon. Bu sene tabii tarihsel ortalamaya baktığımız zaman fiyat hareketlerinin çok hareketli olduğu dönemler de dahil tarihsel ortalamadaki enflasyon oranlarımız bu oranların çok çok altında.” ifadelerini kullandı. 

Gıda fiyatları 

Bu maliyetlerin hepsi orada da yansıyacak. Bizim faiz indirimi politikamızı dünyadan eleştiriyorlar ama şu an ne kadar haklı bir noktaya geldiğimiz görülüyor inşallah ve gittikçe de görülecek

Faiz indirimi 

Pandemi, birikmiş taleplerin oluşması, tedarik sıkıntıları yani uluslararası sorunlar başlayınca dünyayla birlikte bizde de sorunlar çıktı. Faiz indirimiyle birlikte kur ve faiz oranlarında bir denge oturdu. Bunun altyapısını da oluşturduk ve böyle gideceğini söyleyebilirim.

Baz etkisi geçen seneki kur ataklarından sonra oluşan bir maliyet. Savaşın da etkisiyle yüksek enflasyon vardı. Yıl sonunu çok daha iyi bir noktada kapatacağız. Ocak sonu ve şubat ayında, enflasyonu yükselten sebepler geride kalacak. 

Merkez Bankası olarak bizim bir kur hedefimiz yok. 

Ülkelerin potansiyellerini değerlendirmek lazım. Geçmiş dönemlerde yüksek faizlerle enflasyonu düşürdüğümüz zaman cari açıklar verdik. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç almak mümkün değil. Türkiye’nin üretim potansiyelini sürdürmesi için birinci olarak finansman maliyetlerini düşürmek lazım.

Türkiye Ekonomi Modeli felsefesini gerçekleştirme sebebi, cari fazla sağlamak. Artık faiz artırarak değil, kalıcı ve sürdürülebilir fiyat istikrarını oluşturmak için cari fazla vermek gerekiyor.

Türkiye’nin üretim potansiyelinin sürdürülebilir olması için kaynak bulunması lazım. Ne zaman Türkiye önünü görmeye başlasa döviz kuru hep buna engel oldu..

Türkiye Ekonomi Modeli; yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Biz bunu uyguluyoruz. Sadece portföylerle gelen parayla faizi artırmaktan başka çareniz kalmıyor.

“Fiyatlara yansıma gecikti”

Bizim politikamız belli faizleri indirip, üretimi artırmak: Burada hiçbir taviz ve sıkıntı yok bizim açımızdan. Biz bunu böyle yaptığımızda firmaların kredi alması bakımından sözlü yönlendirmeler yapıyoruz. Tüm faiz oranları politika faizine yakınlaşmış durumda.

Düşük faizle alınıp stok, dövize giden paranın bir faydası yok, bunu gördük zaten. Birçok iş insanı stokta yakalandıklarını, maliyetlerinin arttığını söyledi. Ben yıllardır bankacılık yaptım, stok fazlaysa biz kredi vermezdik. Yüksek maliyetlerle stok yaptığınızda, eski alışkanlıklarla hareket ettiğinizde, fiyatlara yansıma gecikti.

Kılıçdaroğlu’na: Yabancı yerli olabilir, doğru bilgilerle donatılsınlar

Kılıçaroğlu danışmanlarını iyi seçmesi, daha iyi bilgilendirilmesi lazım. Bunlar ülkeyi yönetmeye talip olan insanların söyleyeceği şeyler değil. Dünyadaki gelişmeleri danışmanlarınız izlesin size anlatsın. Yabancı yerli olabilir, doğru bilgilerle donatılsınlar. Biz bu ülkenin Merkez Bankasıyız. Kafanıza takılan bir şey varsa anlatırız. Bildikleri halde başka şekilde anlatıp başka yerlere taşımak konuyu, ülkeye zarar verdi. Talep enflasyonu olmadığını kendileri de kabul ediyor. Kur, dolar endeksinin güçlenmesi, dünyadaki küresel sıkıntıların sonucu.

Kur korumalı mevduat sistemi açıklaması 

Kur korumalı mevduat sisteminin Merkez Bankası’na bir yükü yok. Sürdürülmesinde bir sakınca yok. Dönemine göre sürecine fark gösterir. Şu an için tabi çok faydalı. Liralaşma politikası dövize endeksli. Teşvik ediyoruz. Enflasyondaki düşüş hissedildiğinde KKM’den çıkışlar olacak.

Merkez Bankası rezervi 

Merkez Bankası rezervi her gün artıyor. 150 ton altın Merkez Bankasına rezervine geçti. Dünyada ilk 5’e giriyoruz. 2022 yılında dünyada rezervini artıran tek Merkez Bankası TCMB.

Önceden müdahale Türkiye’de döviz alım satım ihaleleri ile yapılıyordu. Bunun çok netice vermediği görüldü yıllar içinde. Kamu bankası Hazine’nin işlemleri yapan bankadır. Siz bir işlem yapacaksanız elbette kendi bankanız üzerinden yaparsınız. Müdahaleler olur mu? Zaman zaman olur.

Türkiye Merkez Bankası da ihtiyaç olursa yapar. Rezervimiz şu an için 125 milyar dolar. 

Kaynağı belirsiz döviz girişi olamaz 

Türkiye’ye kaynağı belirsiz döviz girişi olmaz. Turizmin yoğun yaşandığı bir ülkeyiz. Net hata-noksanın birçok nedeni var ama bu söylendiği şekli ile alakası yok

Resesyon açıklaması 

Bizim temel politikamız yatırımları, üretimi artırmak. Ağustos ayında ilk faiz indirimine gittiğimizde resesyon ve durgunluk endişelerine karşı adım attık. Faiz indirimiz bize bu süreçte çok yardımcı oldu. Finansman maliyetleri de süreçte olumlu katkı yaptı. Kredilerin potansiyel olarak artması yatırımlarda yardımcı oldu. Daha da yolumuz var… Bu bizim büyümemize yardımcı olacaktır. 2 yıldır sürekli büyüyen 3 ülkeden biriyiz. 60-65 civarında yıl sonu enflasyon bekliyoruz.

 

 

Ekonomi Haberleri